BU KOLTUK KİMİN MÜLKÜ?
Ardahan’ın mı, Başkanın mı?
Mehmet Avşar | Köşe Yazısı
İnanılır gibi değil!
Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim yaklaşırken mevcut Başkan Çetin Demirci yeniden adaylığını açıkladı.
Yıllardır aynı makamda oturan bir başkan, yeniden “Ardahan için yapacak çok işimiz var” diyor.
İyi de…
Bugüne kadar neredeydiniz?
Ardahan yıllardır göç veriyor.
Esnafın önemli bir bölümü ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor.
Sanayi yatırımları istenilen seviyeye ulaşamıyor.
Gençler iş bulamadığı için büyük şehirlere gidiyor.
Tarım ve hayvancılık, sahip olduğu muazzam potansiyele rağmen hâlâ istenilen ekonomik değeri üretemiyor.
Sınır kapılarımızın ve sınır ticaretinin potansiyeli yeterince değerlendirilemiyor.
Şimdi bütün bunların karşısında yeniden adaylık açıklaması geliyor.
Ve deniliyor ki:
“Yeni dönemde ortak akılla çalışacağız.”
Elbette çalışın.
Ama insan sormadan edemiyor:
Yıllardır neden ortak akıl işletilmedi?
Neden bugüne kadar daha büyük projeler hayata geçirilemedi?
Ardahan ekonomisinin kaderini değiştirecek hangi büyük yatırım gerçekleştirildi?
Kaç yatırımcı Ardahan’a getirildi?
Kaç yeni istihdam alanı oluşturuldu?
Bunlar hakaret değil.
Bunlar bir oda başkanına sorulabilecek en doğal sorulardır.
Çünkü Ticaret ve Sanayi Odası bir kişinin şahsi makamı değildir.
ATSO, Ardahan’daki tüccarın, esnafın ve sanayicinin ortak evidir.
O koltuk da kimsenin tapulu malı değildir.
YENİ BİR SES: SEBAHATTİN GÜNDOĞDU
İşte tam da bu noktada seçim yarışına yeni bir isim giriyor:
Sebahattin Gündoğdu.
Yıllarca ticaretin içinde olmuş, alın teriyle çalışmış, üretmiş, istihdam oluşturmuş bir iş insanı olarak ATSO başkanlığına talip olduğunu açıklıyor.
Üstelik sadece “Ben adayım” demekle kalmıyor.
Projelerini anlatıyor.
Ardahan’ın üretim gücünün artırılmasından sınır ticaretine, OSB’den tarım ve hayvancılığa, yöresel ürünlerin markalaşmasından yatırımcıların desteklenmesine kadar çeşitli başlıklar ortaya koyuyor.
Bunların tamamının hayata geçip geçmeyeceğini elbette zaman gösterecek.
Ancak burada önemli olan başka bir şey var:
Artık seçimde projeler konuşuluyor.
Ve Ardahan’ın buna ihtiyacı var.
Çünkü Ardahan’ın artık birbirini tekrar eden cümlelere değil, sonuç üreten bir ekonomik anlayışa ihtiyacı var.
ARDAHAN’IN KADERİ KOLTUKLARA SIĞMAZ
Benim meselem Çetin Demirci ile kişisel bir meselem değildir.
Benim meselem Ardahan’dır.
Benim meselem Ardahan esnafıdır.
Benim meselem Ardahan’da kepenk açan, vergi veren, istihdam sağlayan, borç batağında ayakta kalmaya çalışan insanlardır.
Benim meselem, çocuklarına Ardahan’da bir gelecek bırakmak isteyen insanlardır.
Bu nedenle kim aday olursa olsun soracağım soru aynıdır:
Ne yaptın?
Ne yapacaksın?
Nasıl yapacaksın?
Parayı nereden bulacaksın?
Yatırımcıyı nasıl getireceksin?
Gençlere nasıl iş sağlayacaksın?
Ardahan’ın ticaret hacmini nasıl büyüteceksin?
İşte seçim böyle yapılmalı.
Adayların birbirlerine laf yetiştirdiği bir seçim değil;
projelerin yarıştığı bir seçim.
ARTIK “BİZ” ZAMANI
Sebahattin Gündoğdu’nun adaylığıyla birlikte ATSO seçimlerinde yeni bir hareketlilik oluştu.
Gündoğdu’nun adaylığı doğacak güneşin habercisidir. Bu adam sabahın köründe sebze arabasıyla kapı kapı gezerek ticaret yapmış Çekirdekten yetişmiş kalkınmanın nasıl yapılabileceğinin okulunu okumuş biri olarak karşınızda duruyor sizce de denemeyi hak etmiyor mu?
Bu hareketliliği kişisel kavgalara dönüştürmek yerine Ardahan’ın geleceği için değerlendirmek gerekiyor.
Çünkü mesele Çetin Demirci’nin gidip gitmemesi de değildir.
Mesele Sebahattin Gündoğdu’nun gelip gelmemesi de değildir.
Mesele, Ardahan’ın yerinde sayıp saymayacağıdır.
Ardahan’ın önünde büyük fırsatlar var.
Türkgözü ve Aktaş Sınır Kapısı var.
Tarım ve hayvancılık var.
Ardahan’ın doğal ve yöresel ürünleri var.
Organize sanayi potansiyeli var.
Turizm var.
Kafkasya’ya açılan kapı olma potansiyeli var.
Ama bütün bunları ekonomik değere dönüştürecek güçlü bir iradeye ihtiyaç var.
SANDIKTA SON SÖZ ÜYENİNDİR
Şimdi söz Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinde.
Kimse kimseye “Şuna oy ver” demesin.
Kimse kimseyi baskı altına almasın.
Ama herkes adaylara şu soruları sorsun:
Geçmişte ne yaptın?
Bugün ne vaat ediyorsun?
Projelerin nerede?
Finansmanı nasıl sağlayacaksın?
Ardahan’a kaç yeni yatırım getireceksin?
Kaç kişiye iş sağlayacaksın?
Esnafın hangi sorununu çözeceksin?
İşte o zaman gerçek bir seçim yapılmış olur.
Çünkü ATSO başkanlığı bir unvan değil, ağır bir sorumluluktur.
O koltukta oturan kişi yalnızca kendi ekibini değil, Ardahan’ın ticaret hayatını temsil eder.
Ve artık Ardahan’ın kaybedecek zamanı yoktur.
Yirmi yıl daha bekleyecek sabrı da yoktur.
Ardahan’ın ihtiyacı yeni tartışmalar değil;
yeni yatırımlar, yeni fabrikalar, yeni işletmeler, yeni istihdam alanları ve yeni bir ekonomik heyecandır.
Bu nedenle ben diyorum ki:
Koltukları değil, projeleri yarıştırın.
İsimleri değil, icraatları tartın.
Vaatleri değil, gerçekleşebilir planları sorun.
Ve sonunda sandıkta kararınızı verin ve bence Sebahattin Gündoğdu denemeye değer
Çünkü unutmayalım:
KOLTUKLAR GEÇİCİDİR.
ARDAHAN KALICIDIR.
Mehmet Avşar
Gazeteci – Yazar